Bütün dünya dillerinin temelinde iki farklı kelime türü vardır: isimler ve fiiller. Dillerin kendilerine has türetme şekilleri ile kimi dillerde bu iki kelime grubundan yeni isim ya da fiillerin türetilmesi mümkündür. Sondan eklemeli bir dil olan Türkçede de hem isimden fiil hem de fiilden yeni isimler türetilebilmektedir. Türk dilinin başlangıcından beri süregelen bu türetme imkânı hiçbir şekilde bozulmaya uğramamış aksine diğer dillerden ödünçlediği isim ve ekler sayesinde yeni yeni kelimeler türeterek söz varlığı daha da artmıştır. Öte yandan Memlûkler Dönemi’nde Kıpçak Türkçesi ile yazılmış eserlerden Kitâbü’l Ef’âl, Et-Tuḥfetu’z Zekiyye fi’l Luġati’t Turkiyye isimli eserlerde bugüne kadar Türk dilinde rastlanmayan bir kelime türetme şekline rastlanmıştır. Bu yöntemde herhangi bir yapım eki veya fiil / yardımcı fiil kullanılmadan isimler işlev değişikliğine uğramış, fiil gibi çekimlenmiştir. Bu çalışmada eserlerde tespit edilen bu örnekler için “fiilleştirme” terimi önerilmiş, terimin ne olduğu Batı literatüründen hareketle açıklanmaya çalışılmış, tespit edilen örnekler diğer araştırmacıların okuma denemeleri karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.
İsim, fiil, fiilleştirme, kelime türetme yolları, Kıpçak Türkçesi eserleri.